18 Aralık 2016 Pazar

Çünkü biz güçlü kadınlarız

Daha bu yaşta babasız kalmak dünyanın en kötü şeyi. Abisiz kalmak da öyle. Çünkü, kızlar ilk aşkları babası ve abisidir. Baban çınar ağacındır. Sırtını yaslar gölgesinde dinlenirsin. Abiler ise süper kahramanlardır. Tüm üzüntüleri alıp götüren kahkahaya boğan cinsinden hem de. Ama... Onları kaybettiğinde hiçbir erkeğe güvenmezler veya tam tersi tüm umutlarını diğer erkeklere bağlarlar. Ben güvenmeyenlerdenim. Dilara ise umut bağlayanlardan. Ben genelde onları kötülerim. Dilara ise kucak açıp şefkatle yaklaşır. Ben kötüyümdür. Dilara ise iyidir. Biz babasız kaldık. Artık ne ağacımız var ne de gölgemiz. 

Ama biz yok olmadık. Aksine güçlendik. Çünkü birbirimize sahibiz. Bir hastane vukuatında bile gecesinde kahkahalara boğulup olanlara gülebiliyoruz. Geçen Dilara'da kaldım. Her şey iyi hoş kahkaha atıp gülüyoruz. Gülmekten artık anırır halde milletin kulaklarına tecavüz ediyoruz. Derken efendim ben deniz bir bipolar hastası olduğum için beni bir korku aldı. Omen Tanrem! Titriyorum. Kalp atışlarım tavşan boku misali patır patır dökülüyor kulaklarımdan. Abi, neyden korkuyorsun deseler ağlayacak haldeyim. Bekliyorum, sabrediyorum, ha geçti, ha geçecek yok! Geçmiyor lanet olası his. 

"Dilara kalp atışlarım mehter marşı tarzında atıyor. Saydım dakikada 124 atıyor. Ya aşık oldum ya da kriz tutuyor." 

"Kanka sen aşık olmazsın ki?"

"112 kaçtı?"

"Ne diyon oğlum?" 

"Ay, geliyor. Geliyor." 

"Ne geliyor kızım anlamıyorum, n'oluyor?"

"ÖLÜYORUM ANLASANA! HASTANEYE GİDELİM. MEZARIMA PANDA YAZIN SADECE."

"Kes sesini elimle yüzüne yazacağım şimdi bir şeyler. Kalk gidiyoruz." 

Sonrası titremeler, altımıza sıçmalar, korkular... Apar topar hastaneye kaldırdık beni. Yolda da ani fren yapıp beni daha çok korkuttuk tabii. Ben orada 3 damlacık işemiş olabilirim hatırlamıyorum. Derken öyle ya da böyle 10 dakikalık yolu arabaya pandik atmışız da araba uçmuş gibi 3 dakikada geldik. Hastaneye bir girişimiz var efsaneydi. Dilara'nın kayarak patinaj yapması, benim azer bülbül gibi titremelerim, her an ölecekmişim de çaktırmıyormuşuz gibi birbirimize bakışımız... Biri ölse mal gibi birbirimize bakarız ve kendimizi de öldürürüz ortama uyum sağlamak için o an onu anladım. 

Bekliyoruz doktor benimle ilgilensin derken bir tane teyze geldi. Gelmez olaydın pis mendebur ayak suratlı teyze! 

"Geçmiş olsun kızım. Neyi var?" 

"Bipolar hastası." 

"He ben de hayatta her şeyi kafama takardım sonra öleceksin dediler ama ben hariç herkes öldü, hepsini gömdüm, yine de ben ölmedim. İyi olacaksın merak etme."

"..." 

"Kanka bana bir şeyler oluyor, nefes alamıyorum. Söyle sussun." 

"Dur güzelim kızım adın neydi? Bir dua okuyayım sana." 

Ardından kadın naptı öl geber mi dedi ne dedi bilmiyorum ama ben krize girdim. Çığlıklar, nefes alamamalar, saçlarımı yolmaya çalışmalar, ağlamalar, Dilara'ya can simidim gibi tutunmalar. Benim yüzümden kız da nefes alamadı. Üstüne bir de doktorların o hipokrat yeminli kçlarına tekmeyi bastı. O an nefes almaya çalışmakla uğraşmasaydım alkışlardım Dilara'yı. Ama en sonunda bana 30 tane sakinleştirici verdiler. O anı Dilara anlattığında içim acıdı. 

"Kanka belki 10 kere kendimi tuttum ağlamamak için. Bana yapışıp 'kanka bana ne yapacaklar çok korkuyorum koru beni' demen beni bitirdi. Beni bırakma demen beni karanlık sulara attı. Seni asla bırakmam. Ölene kadar seninleyim. Sensiz olamam ben." 

Dönüşte de bir güzel Mc Donalds yedik afiyetle. Eve vardığımızda ikimizin de sinirleri öyle bozuktu ki her şeye güler olduk. Salak salak espriler yaptık. Oje sürdük. Sarıldık. Müzik dinledik. En sonunda yanyana uyuyakaldık. Şimdi söyleyin bana. Biz yanyanayken nasıl güçlü olmayalım... Tamam ben bazen altıma işeyip kriz geçiriyor olabilirim ama Dilara sümüklerini çıkara çıkara ağlarken ben de onun yanında oluyorum. Ben iyiye gitmiyor olabilirim. Kafam bazen gidiyor olabilir ama yemin ederim ki Dilara'ya verdiğim sözden dolayı kendimi tutuyorum. Karanlığımda kaybolmamaya çalışıyorum. Işığım olan Dilara'mı takip ediyorum. 

Evet, biz erkeklerden çok darbe yedik. En başta babalarımızdan. Hâlâ da yaradır babalarımız bizde. Daha demin anneme ağladım, "Anne ben çikolata sevmem çünkü babam çikolata alacağını söyleyip çıktı ama asla geri dönmedi." diye. "Babam beni her seferinde terk etti. Babam yüzüstü bıraktı beni. Abim yalnız bıraktı kollarıyla saracağına. Beni sevmeyi reddetti. Halbuki ben onu çok sevmiştim. Kendimden bile çok..." 

Ben nefret ederken erkeklerden, onlardan korkarken ve kaçarken Dilara tam tersini yaptı. Kimseyi aynı kefeye koymadı. Şefkatli oldu. Çok şey istemedi. Biraz sevilmek, biraz güven, biraz yaslanacak bir omuz istedi. Bir ömür istedi. Ama sevgili dostum, ben bunları istemeyi çok önceden bıraktım. Benim yaptığım daha az acı verici. Allah biliyor ya? Yüreğindeki acıları söküp atabilmeyi sen de ben de çok istiyoruz. Çaat! Artık istemiyoruz. Random. 

Şimdi, böyle ponçik ve minnoş bizlerin +9 itemlerini kullanıp sevmek yerine kick ass yapmaya gerek yok. Biz ki Kısmetse Olur'a bile taş çıkaracak şeytanlık ve gıybetlikle kutsanmış iki kadınız. Canımız sıkılınca bugün kime ne yapsak diyenleriz. Sırf hobi olsun diye acı çektiriyoruz sevmediklerimize. Siz ise kalkmış bizi ağlatmaya çalışıyorsunuz. 

Biz güçlüyüz arkadaşlar. Gözyaşlarımızı sadece birbirimize gösteriyoruz. Ama biz de yoruluyoruz. Biz de hâlâ üzülebiliyor ve acı çekebiliyoruz. İnsani duygularımıza yenik düşüp yerlerde sürünebiliyoruz. Bizi daha kötü duruma sokmak için elinizden geleni ardına koymak istemeyenlere şu sözüm: Küllerimizden her yeniden doğduğumuzda intikam ve daha fazla güçlü olmak bizim kanımızda var. Dikkat edin. Ateş olup bokum kadar yer bile yakamayan sizler için fazla tehlikeli oyunlarda olmayın. At gibi giden it gibi döner. Ak akçe kara gün içindir. Damlaya damlaya göl olur. Bugün de atasözleri ve deyimlerden ölmediğime göre annemin en favori sözüyle size veda ediyorum. 

Allah belasınızı versin bizi üzenler. 

1 yorum:

  1. Bir hayatı kurtarmak için bir böbrek satmak isteyen 18 yaşından büyük ciddi böbrek vericileri arıyoruz ve her bağışçı için iyi bir teklif ve diğer tazminatlarımız var.
    Bizim sürecimiz hızlı ve güvenliğiniz garantilidir.
    Lütfen bize ulaşın iowalutheranhospital@gmail.com
    Ayrıca, 1 929 281 1248 numaralı telefondan bizi arayabilir veya bize ulaşabilirsiniz.

    YanıtlaSil